Sarayda dengeler değişiyor. Mahidevran sessizliğini bozmaya karar veriyor ve Sultan Süleyman’ın karşısına çıkıyor. Padişah ise zor kararların eşiğinde. İbrahim aldığı bazı kararların sonuçlarına katlanmak zorunda kalacak.
Mahidevran, Hürrem gibi azad edilmek istiyor!
İbrahim Paşa ve Nigar sonunda tutkularının esiri olur. Ama bu yasak aşk, İbrahim Paşa’nın başını ağrıtmakta gecikmez. Behram uzun zamandır ihtiyacı olan kozu eline geçirir. Hatice Sultan’ın doğumu ise sarayda çifte mutluluğa neden olacaktır… Hatice Sultan’ın doğumu bütün hanedanın bir araya gelmesini sağlar. Ancak bu saadet uzun sürmez. Mahidevran, Hürrem’e karşı duyduğu bütün kini kusar. İbrahim Paşa’nın çabaları bile Mahidevran’ı sakinleştirmeye yetmez. Mahidevran her şeyi göze alır. Ne pahasına olursa olsun, Sultan Süleyman’ın karşısına çıkar. Sultan Süleyman’a Hürrem gibi azad edilmek istediğini söyler. Aksi halde Mustafa’yı da alıp gidecektir. Sultan Süleyman’ın cevabı ise oldukça serttir. Mahidevran bu tepki karşısında ne yapacak? Mahidevran’ın üzüntüsünü gören Şehzade Mustafa olaya dahil olacak. Babasının karşısına çıkacak ve babasına artık çocuk olmadığını kanıtlayacak.
İbrahim Paşa, kendisine suikast düzenleyeni buluyor!
Bu sırada İbrahim Paşa hiç beklemediği bir kaynaktan, kendisine suikastı düzenleyenin kim olduğunu öğrenir. Hemen durumun icabına bakmak ister. Ancak suikastçinin elinde, İbrahim’in hiç tahmin etmediği bir koz vardır.
sabırsızlıkla bekliyorum yayınlayın biran önce. muhteşem bir dizi
hürremciyim arkadaş ben. hürrem ne yapsa yeridir asıl yılan mahidevrandır :)
ben tarsuslu oldugum icin mahidevrani begeniyorum insallah istedigim gibi olur hersey ayrica dizi dizihd de izlenir
mahidevran cok güzel..
Bence bu can denen şahıs ruh hastası, anan baban sana nerde nasıl konusacağını öğretememiş, bide diziyi izleyip gaza gelip gaza geldiğide yetmezmiş gibi kendince taraf seçip kanuniye sövmüş :)) cidden bunu yapmiş :))
mahidevran yalnız kaldığında can denen arkadaş üstünü örtmüş elleriylede çorba içirmiş çok üzülmüş bu duruma o yüzden tepkisi normal arkadaşlar :D
gecmisine kufredenin gelecegine naparlar var sen dusun can efendi millet pislik icinde lazimlikla dolasan lordlarini yere goge sigdiramazken sen dedene kufrediyosun, o senin okudugun masal tarih kitaplari 10 yil oncesine kadar vahdettine de hain diyordu!!! birazcik dogru kaynaklari arastir ayrica osmanli sultanlarinin herbiri evliyaydi ne hurrem boyleydi ne digerleri bazilarida o kadar acizler ki bizim muhtesem tarihimiz batmis acisini ancak boyle masallarla dindirmeye calisiyorlar muhtesem yuzyil degil MUHTESEM KiN olmaliymis bu dizinin ismi tarih hocamin bi sozu var padisahlar oyle yazildigi gibi degil demisti herbiri bir evliyaydi oyle kari kiz pesinde olsalardi her namaza durduklarinda karsilarinda kabeyi gormezlerdi zaten… son olarak ta GECMISINE TOP ATANIN GELECEGINE GULLE ATARLAR demisti biradaha arastirmanizi tavsiye ediyorum lutfen biraz daha hassasiyet nasilki kendi dedenize kufrettirmezsiniz atalariniza da ne kufredin ne kufrettirin !!!
Bir insan ceddine nasıl söver.Gerzek herif bide kalkmışsın millete ders vermeye çalışıyorsun kitaplarda yazar diye.Kitaplar en fazla Osmanlı’yı genişleten padişah olduğunu da yazıyor.Kanuni Sultan Süleyman hakkında çok okumuş olsaydın yorumunu çoğu harem üzerine doğaçlama olan bir diziye göre değil okuduklarına göre adabınla yapardın sövmezdin…Ayrıca bir yakının adamın haremindemiydi CAN kuyruk acın neden anlamadım. seni neden kızdırdı adamın haremde geçen olayları.
Hatice sutanin bbekerini gözunden sakinmasi cok duygusal, ancak agbisinin o kucuk yavrulari öldurtecek olmasida bir o kadar aci, ibrahimin soyundan kimse kalmasin diye yaptirtmis, zaten osmanlida tipik bir senaryo var, bir suru kardesler oluyor ama sonucta bir kisi kaliyor.Ayrica padisahlarin evliya oldugu yalanina inanan omasi, hele su devirde pes dogrusu,evliya dedigin öncelikle cana kiymaz, hele kundakdaki bebelere, kardeslere hic kiymaz,köru körune padisahlarin namaz kilip , oruc tuttugunu savunanlar kendilerini kandirir,hepsi olmasada cogu padisah namaz kilmazdi, icki icerdi, esrar icerdi, ben gencligi daha uyanik saniyordum, her verileni almayip, sorgulayan , özgur dusuncede, yanilmisim.Simdi padisahda senin benim gibi insandi,elbette yanlislari olacak bu gayet normal, koca bir ulkeyi yönetmeye calisiyorsun, ben hatalariyla kabul ediyorum gecmisi, ama niyeyse bazi zihniyetler olamaz diyor, nasil olur, onlar evliya idi, hayir benim gibi insandi, Allah herkesi esit yaratmis, kimi sansli kimi sansiz, elbette elestirecegiz, niye basimin ustune cikarayim, kulluk etmeye devammi edecegim, o zihniyeti yok edemedik neense, hala devam ediyoruz.
dizi bufatta gerilmin adeta dorugundaydı yinebir şey olucak ve ibrahim kurtulucak bence hünkarın elinden yada inanmıyıcak veya nigar kalfa yanlış tapu yerine başka bir mektup gönderdi çünkü gelen kişiden şüpelendi bakalım haftaya neolcak emeyi geçen herkese teşekür ederim başta dizihd.comma saygılar başarılar
aida sende cok masal kitabi okumussun!! :))) iyi uykulaar ac biraz kaynak ve tarihi belge oku iyi gelir:)))
ben aida isimli arkadasa katiliyorum evliya oldugunu soyluyorsunuz allahi. bilen biri hic bir cana kiyarmi ki bunlar aile icinde kendi oz cocuklarinin canini almis.cok yazik olmus sehzade mustafayada diger olen insanlarada
Su Kanuni denilen zat ne kadar da zayıf bir hükümdarmış… Elin rus cariyesi – seks kölesi(!) – koca cihan padisahını resmen parmağında oynatmış. Onuda bırakın bu cibiliyetsiz adama kendi oğlunu bile boğdurtmuş… Ya bir insan nasıl kendi canını kendi öz evladını katledebilir? Bu nasıl bir vicdansızlıktır nasıl bir gaddarlıktır? Bumudur gurur duyduğunuz Osmanlı, bumudur göğsünüzü kabartan Mühtesem Süleyman??? Sorarım siz ey ahali…
Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem;
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.
Biri ecdadıma saldırdımı,hatta boğarım!…
-Boğamasam da!
-Hiç olmazsa yanımdan kovarım.
Üçbuçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam;
Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam.
Doğduğumdan beridir, aşığım istiklale;
Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lale!
Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum
Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!
Kanayan bir yara gördümmü yanar ta ciğerim,
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!
Adam aldırmada geç git, diyemem aldırırım.
Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!
Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu…
İrticanın şu sizin lehçede ma’nası bu mu?
MEHMET AKIF ERSOY
arastirmaya usenenlere bir tarih prof’u ayni zamanda osmanli tarihi bolumu baskani AHMET AKGUNDUZ DEN BELGELERLE
HAREM, PADİŞAHIN DİLEDİĞİ KADINLA YATMASI İÇİN DÜZENLENMİŞ BİR KURUM DEĞİL
Batılı yazarların nasıl meseleyi çarpıttıklarını , 1960’lı yıllarda Harem’in restorasyonunda görev alan tarihçi Robert Anhegger’ın eşi Mualla Anhegger’ın anlattığını ifade eden Akgündüz, şu ifadeleri aktardı: “Haremin Avrupalıların yüzyıllarca yazıp çizdiği ile hiçbir alakası olmadığını fark ettim. Harem padişahın dilediği kadınla yatması için düzenlenmiş bir kurum değil. Mimarisi bile buna göre düzenlenmemiş. Padişahın cariyeleri görebilmesi ve aralarından birini seçebilmesi mümkün değil. Kapılar, daireler, geçişler buna göre planlanmamış. Cariyeler 25 kişilik koğuşlarda yatıyor, üst katta yatan kalfaların sıkı denetimi söz konusu. Padişahın annesi kendi bölümünde, padişahın kadınları kendi bölümlerinde, padişah ise kendi dairesinde. “ Ahmet Akgündüz, Batı’da yaygın olarak rastlanan ve özellikle padişahın süt banyosu yaptığını, çırılçıplak cariyelerin ortasında poz verdiğini gösteren resimlerin de tamamen hayal ürünü olduğunun altını çizdi.
EN FAZLA 4 CARİYE İLE NİKÂH KIYILABİLİR
Prof. Ahmet Akgündüz, padişahların ‘çok eşliliği’ ve cariyelerle halveti konusuna ise şöyle açıklık getirdi: “Bir padişah, veya siz, isteseniz İslam’a göre, İslam hukukuna göre bir cariye ile de nikah kıyabilirsiniz. Nikah kıydığınız an, o cariye sizin hanımız olur. Nikah kıydığınız cariyelerin sayısı dördü geçemez. Bu önemli bir hukuki statü. Şayet bir çocuğu olur ise o cariyeyi hür hale getirmek mecburiyetindesiniz.” Akgündüz, harem mektebine alınan cariyelerin zekâlarına, ahlaklarına ve güzelliklerine göre, evvela haremin hizmetçi statüsündeki grubu olan cariye, kalfa ve ustalar makamlarına ve sonra da Padişahlar tarafından seçilmeleri halinde Padişah ile karı koca hayatı yaşayan gözde, ikbal, kadın efendi ve neticede valide sultan payelerine kadar yükselme imkânlarına kavuşabildiğini anlattı. Akgündüz, sarayda sayıları bazı dönemler 500’e kadar ulaşan cariyelerin çok büyük bir kısmının hizmetçi grubundan olduğunu dile getirdi.
HÜRREM SULTAN, BUGÜNKÜ İLAHİYATÇILARA TAŞ ÇIKARACAK BİLGİYE SAHİPTİ
Prof. Akgündüz, Hürrem Sultan konusunda bazı yanlış anlaşılmaları giderecek şu değerlendirmeyi yaptı: “İster Ukraynalı olsun, ister bir kısım tarihçilerin iddia ettiği gibi İtalyan olsun. Aslı ne olur ise olsun. Osmanlı Devleti’nin haremine alınan ve İslami bir manevi terbiyeden geçen çok kıymetli bir hanımefendi. Ben bu hanımefendinin birkaç tane “aşk mektubu” diye tabir edilen mektuplarını da yayımladım. Bir mektubunda şunu diyor: “Efendi, Hoca Sadettin Efendi’nin eserini okuyorum. Bu gece birinci cildi bitirmek istiyorum. Bu gün teravih namazına gelemeyeceğim.” Ben şunu açıkça ifade edeyim ki bu eserin bir iki sayfasını bir iki saat içinde çözebilecek çok az ilahiyat profesörü var. Bunu üzülerek ifade ediyorum. Yani Hürrem Sultan da böylesine bir kültürlü hanımefendidir. Ancak onun da bir insan olduğunu ve hırslı bir kadın olması hasebiyle Sadrazam Rüstem Paşa ile birlikte oğlu Selim’in padişah olması için bazı siyasi oyunlara girdiğini de görmezlikten gelemeyiz.”
harika